6 Haziran 2008 Cuma

Yüksek Tansiyon-High Tension


Yüksek tansiyon" son derece izlenilmesi gereken 1 film izleyicinin ruh
halinden çıkıp bambaşka 1'i olmasının yanında tuhaf ürpertiler içerisinde oluşu
ve ruh olgusu içinde tahmin edilemeyen 1 biçimde izleyiciyi şaşırtması oldukça
üstün yetenek ve üstün 1 performans diyebilirim... kesinlik kazanılırken
kaybedilen hayat akışı insanı bazen çok gereksiz yere yorması ve sonucu
muhtemelen bilinmeyen yönlere kayması izleyiciyi şaşırtıcı kılıyor!... sonuç
olarak an ve an izleyicinin konusu bakımından ilgisini çekmesi yanında diğer 1
yönüyle de dehşete düşürüyor olması çok şaşırtıcı görünebilir... yapılması
gereken bakılan yer değil baktığın çevreye dikkat gerekiyor tarzı arkadaşlar...
izlemeyenlerin 1 an önce bu filmi izlemelerini ve yorumlarını dile getirmeleri
gerekli... sevginin bütünlüğünü tüm kalplerde yaşamak dileği ile..




Tam Ekran

The Mist - Ölduren Sis

----Stephen King'in Sis(The MiST) öyküsü Film Oldu----




Yıllar önce Altın Kitaplar
tarafından yayınlanmış bulunan
SİS adlı kitabın
içindeki aynı adlı uzun öykü, daha önce de Stephen King'den
uyarlama filmler çekmiş olan başarılı yönetmen Frank Darabont (
Esaretin
Bedeli
/ The Shawshank Redemption, Yeşil
Yol
/ The Green Mile) tarafından filme aktarıldı...
Orjinal adı The Sceleton Crew olan bu kitaptaki en uzun öykü olan
Sis (The Mist)'in yıllardır neden filme
çekilmediğini düşünür dururdum. En sevdiğim Stephen King
öykülerinden biri olan Sis'in sonunda film haline gelmesi ve
gördüğüm fragman beni heyecanlandırdı. Filmde Darabont
yönetmenliğin yanı sıra senaristliği de ele almış. Oyuncular ise; Thomas
Jane
, Marcia Gay Harden, Nathan Gamble, Alexa
Davalos
gibi tenımadığımız kişiler. Böylesi daha iyi bence. Bu öyküyü
anlatan bir filmde star olması öyküye zarar verebilir düşüncesinde
olanlardanım...























5 Haziran 2008 Perşembe

Yalnız Kalpler-Lonely Hearts


Konusu:2007. Fransız başkanlık seçimlerinde muhafazakar ve aşırı sağcı taraf
karşı karşıya gelir. Yöre halkı iyice hareketlenir. Varoşlarda ayaklanma çıkmış,
her köşede alevler yükselmektedir. Kent merkezindeki kargaşa ortamından
yararlanmak isteyen küçük çaplı bir hırsız çetesi, büyük bir soygun
hazırlığındadır. Başarılı oldukları takdirde ülke dışına kaçaçak ve çetenin
kadın üyesinin çocuğunu aldırabilmesi için gereken parayı elde edeceklerdir.


Ancak soygun sırasında işler kötü gider ve grup bölünür. Polisten kaçmaya
çalışan bazı çete üyeleri, Lüksembourg sınırı yakınında ıssız, köhne bir
pansiyona saklanırlar. Soyguncular kaba saba görünümlü otel sahiplerinin, eski
bir Nazi olduğundan habersizdirler. Pansiyon sahibi kendi ari ırklarından oluşan
yeni dünya düzeni kurmak için, faşist fantezilerini bu kişiler üzerinde gerçeğe
dönüştürmek için her şeyi yapmaya hazırdırlar. Ancak beyaz ırkçıların dışarıda
bu hayallerini uygulama şansı olmadığı için sahibi oldukları otelde çeşit çeşit
sapıklık ve yozlaşmayla dolu ürkütücü bir atmosfer yaratmalarına yol açmıştır.


Artık genç kahramanlarımızın azap ve çilelerle dolu günleri başlamıştır.
Otelin karanlık ve ürkütücü odalarında her türlü aşağılama ve işkenceye tabi
tutulurlar







Sınır(da)-Frontiere(s)


2007. Fransız başkanlık seçimlerinde muhafazakar ve aşırı sağcı taraf karşı
karşıya gelir. Yöre halkı iyice hareketlenir. Varoşlarda ayaklanma çıkmış, her
köşede alevler yükselmektedir. Kent merkezindeki kargaşa ortamından yararlanmak
isteyen küçük çaplı bir hırsız çetesi, büyük bir soygun hazırlığındadır.
Başarılı oldukları takdirde ülke dışına kaçaçak ve çetenin kadın üyesinin
çocuğunu aldırabilmesi için gereken parayı elde edeceklerdir.


Ancak soygun sırasında işler kötü gider ve grup bölünür. Polisten kaçmaya
çalışan bazı çete üyeleri, Lüksembourg sınırı yakınında ıssız, köhne bir
pansiyona saklanırlar. Soyguncular kaba saba görünümlü otel sahiplerinin, eski
bir Nazi olduğundan habersizdirler. Pansiyon sahibi kendi ari ırklarından oluşan
yeni dünya düzeni kurmak için, faşist fantezilerini bu kişiler üzerinde gerçeğe
dönüştürmek için her şeyi yapmaya hazırdırlar. Ancak beyaz ırkçıların dışarıda
bu hayallerini uygulama şansı olmadığı için sahibi oldukları otelde çeşit çeşit
sapıklık ve yozlaşmayla dolu ürkütücü bir atmosfer yaratmalarına yol açmıştır.


Artık genç kahramanlarımızın azap ve çilelerle dolu günleri başlamıştır.
Otelin karanlık ve ürkütücü odalarında her türlü aşağılama ve işkenceye tabi
tutulurlar